1 Aralık 2021 Çarşamba

Homeopatinin Temel İlkeleri (Kitap İncelemesi)

Homeopati hakkında bilgilerimizi arttırmak için kitap okumak, özellikle yeni başlayanlar için oldukça önemlidir. Biz de homeopatinin yayılması için başlattığımız bu blog kapsamında okuduğumuz, incelediğimiz homeopati kitapları hakkında kendimizce yorumlar yapmak istiyoruz. 

Yunanlı Homeopat Prof. George Vithoulkas tarafından yazılan Homeopatinin Temel İlkeleri isimli kitap, oldukça yalın ve gerçekten ilk başlayanlar için zevkle okunası bir kitap. Kitabı tam incelemeye geçmeden kitap hakkında tanımlayıcı bilgileri vermek güzel olur. 

Kitabın orijinal adı "The Basic Principles of Homeopathy" ve Delta Yayınları tarafından 1.Baskı olarak Mart 2017 yılında, Çevirmen Beril Kahyaoğlu tarafından Günce Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Toplamda 100 sayfadan oluşmaktadır.

Kitap hakkında resmi bilgileri verdikten sonra kitap içerisinde hangi konular var onları listeleyelim;

  • Homeopatiye Giriş
  • Homeopati Nedir
  • Homeopatinin Tarihçesi
  • Homeopatinin Temel Kavram ve Kuralları
  • Çağdaş Tıp ve Homeopati
  • Sağlığın Tanımı
  • Ne Kadar Sağlıklı Olduğumuzu Nasıl Anlarız
  • Homeopatide Patolojinin Tanımı
  • Doğru Homeopatik Remedinin Seçimi
  • Şiddet ve Cinsel Sapkınlık
  • Koruyucu Tıp
  • Sorular ve Cevaplar
  • Klasik Homeopati ile Tedavi Edilmiş Vaka Örnekleri
  • Homeopati, Sağlık ve İnsanlık
konu başlıklarından oluşmaktadır.

40 yıldan fazladır homeopatlık yapan George Vithoulkas'ın deneyimlerini içeren, elbette giriş niteliğinde olan bu kitabı okurken açıkcası çok sıkılmadım. Her ne kadar tıp kitabı gibi gözüksede anlatım dili ve örnekler ile homeopatiye giriş niteliğinde bir kitap. Kitabı bir pazar günü sakin kafayla bir oturuşta bitirmeniz mümkün olmaktadır.

Kitap içerisinde Erkek Nux Vomica Vaka Örneği, Erkek Lychopodium Vaka Örneği, Kadın Natrum Muriaticum örneği gibi homeopatiyle daha önce yolu kesişmemiş kişiler için ilginç vaka örnekleri bulunmakta. Verilen 3 örnekle olaylara bakış açınız değişmekte ve homeopati hakkında vay be bu olay gerçekten farklı dedirtmekte. 

Genel olarak özetlemek istersek homeopatiye temel düzeyde giriş yapmak ve Vithoulkas hakkında bilgi edinmek istiyorsanız bu kitabı okumak sizi homeopatiye karşı güzel bir ısındırma turu niteliği taşıyacaktır. 

Eğer sizde bu kitabı okuduysanız, görüşlerinizi yorum olarak bildirmenizi rica ederim. 

Herkese sağlıklı günler... 

17 Kasım 2021 Çarşamba

Homeopati İle İlgili Sık Sorulan Sorular

Homeopati, Samuel Hahnemann tarafından 1796 yılında bilimsel bir çerçeveye oturtularak kitaplaştırılmasından bu zamana kadar bir çok tartışmanın içinde kendisini bulmuştur. Bu yazımızda Homeopati hakkında sık sorulan sorulara cevap verme niteliğinde derleme bir yazı kaleme aldık...

Klasik Homeopati ile Modern Homeopati'nin farkı nedir?

Klasik homeopati, Dr. Hahnemann tarafından bulunan ve uygulanan homeopati yöntemidir, bu yöntemde hastalığın her durumu için tek bir remedi uygulanır. Klasik homeopatide hasta bütüncül bir şekilde incelenir ve tüm semptomlarına uyacak olan remedi seçilir. En uygun remediyi seçme işlemi uzun zaman alan ve uğraştırıcı bir işlemdir fakat sonucunda ise gerçek ve derin bir tedavi sunar. 

Homeopatide doğru remedi bulunamadığı ve farklı remedinin verildiği zaman ya hiç etki etmez yada çok az miktarda etki eder. Bu yüzden doğru remediyi bulamayan veya analiz için kapsamlı araştırmaya girmeyen homeopatlar tarafından hastaya aynı zamanda kullanılmak üzere bir kaç farklı remedinin verilmesi olayına ise modern homeopati denir ve klasik homeopati bu durumu kabul etmemektedir.

Homeopatik remediler nasıl elde edilir?

Homeopatik remedilerin ham maddeleri bitki, hayvan ve minerallerdir. Bu maddeler bir çok kez seyreltme işleminden geçer ve tıbbi etkileri insanlar üzerinden denenerek etkileri kanıtlanmış homeopatik ilaçlardır. Homeopatik remedilerin üretilmesinde en çok tercih edilen sistem yüzlük sistemidir. Bu sistemde ana madde 1'e 99 oranında seyreltilir yani 1 ölçü ana madde ve 99 ölçü seyreltici konularak hazırlanan karışım en az 10 defa kuvvetlice çalkalanır ve bunun sonucunda elde edilen solüsyona 1 Potens solüsyon denir. Seyreltici olarak laktoz, çift damıtılmış su veya saf alkol kullanılır. 

1 Potens solüsyondan 1 ölçü alınarak yine 99 ölçü seyreltici ile karıştırılması ve sonrasında çalkalanması sonucu 2. Potens elde edilir. İstenilen potens seviyesine kadar yukarıda ki işlemler tekrar edilir. Örneğin 30. Potens solüsyon yukarıda belirttiğimiz seyreltme ve çalkalama işleminden 30 kere geçmiş anlamına gelmektedir. 

Homeopatik remediler güvenilir midir, zararlı yan etkileri var mıdır?

Homeopatik remedilerin üretilme aşamasını yukarıda detaylı bir şekilde anlattık ve bu işlemler sırasında remedilerin istenilmeyen yan etkileri tamamen yok edilirken homeopatik tedavi edici etkisi ise artmaktadır. Her yaş gurubu için güvenilir olmakta olup, hamilelik ve emzirme dönemleri için bile güvenle kullanılabilmektedir.

Homeopatik remediler bağımlılık yapar mı?

Homeopatik remediler yapılan seyreltme işlemleri sonucunda kimyasal özellikte değil enerji seviyesinde çalışmaktadır, bu yüzden bağımlılık yapıcı özellikleri bulunmamaktadır.

Farklı homeopatik remediler birlikte alınabilir mi?

Klasik homeopatide her durum için sadece tek bir remedi verilmesi vardır, ancak yaşamsal tehlike gösteren vakalarda homeopat doğru remediyi bulamadığı zamanlar veya emin olamadığı durumlarda böyle bir uygulama yapılabilir.

Homeopatik remediler nasıl saklanmalıdır?

Homepatik remediler seyreltme işlemi sonrasında enerji seviyesinde oldukları için yoğun kokulardan, güçlü elektromanyetik alanlardan (tv, cep telefonu, bilgisayar...) uzakta, serin bir yerde (buzdolabı hariç) ve güneş ışığından korunmuş bir şekilde saklanmalıdır. 

Homeopati, Akupunktur ile birlikte kullanılabilir mi?

Genel olarak iki tedavinin aynı anda kullanılmaması gerekmektedir. Tedavisi zor olan bazı kronik durumlarda tek bir tedavi seçilip uygulanması ve sonrasında başarılı olamaması durumunda diğerinin denenmesi daha doğru olacaktır.

Homeopatinin Tarihçesi

Alternatif ve Tamamlayıcı tıp tedavileri arasında yer alan Homeopati, antik çağ Çin ve Hint tıp tedavilerine kıyasla oldukça yeni bir tedavi olmasına rağmen Avrupa'da ortaya çıkmış en uzun süreli tamamlayıcı ve alternatif tıp metodudur. Homeopati, Almanya Meissen'de büyümüş, 1779 yılında Erlangen'de tıp diplomasını alan ve 1843 yılında Paris'te bir milyoner olarak yaşamı sona eren Samuel Hahnemann (1755-1843) tarafından kurulmuştur. 

Samuel Hahnemann, tıptan mezun olduktan sonra o zamanlarda kullanılan kan akıtma, lavman ve toksik kimyasallarla hastalıkları tedavi etmeyi yanlış bulmakta ve bu yüzden hasta bakmayı bırakarak kendisini kimyagerliğe yöneltmiştir. Kimyagerliğe devam ederken bir yandan da tıp kitaplarını tercüme etmeye başlayan Hahnemann, tercüme ederken faydalandığı farklı kaynaklarda ki bilgileri kendi dağarcığında kategorize ederek yeni bir yaklaşım da geliştirmekteydi. 

Bu yaklaşıma göre "sağlıklı kişide belirli semptomları oluşturan maddeler, o semptomları gösteren hasta için bir iyileşme aracı olarak kullanılabilirdi". Böylelikle Hahnemann, homeopatinin temel kuramı olan benzerler kuramını ortaya koymuş olmaktaydı.

Hahnemann'ın bu kuramı ortaya koymasında Güney Amerika'da ki sıtma vakalarında kullanılan kınakına bitkisini incelemesi ve bunu kendi üzerinde denemeye karar vermesiyle olmuştur. Bu deneme sırasında kınakına bitkisini yiyerek sağlıklı bir insanda nasıl sıtma etkileri yarattığını gördü ve bunun ardı sıra pek çok farklı maddeyi kullanarak bu deneyleri tekrarladı.

Hahnemann'ın homeopatik ilaçlarınm (remedi) özelliklerini belirlemek amacıyla yürüttüğü deneylere "kanıtlayıcı deneyler" adını vermiştir. Bu deneylerinde sağlıklı kadın ve erkek bireylere artan dozlarda homeopatik remediler verdi ve kişiler üzerinde ki duygusal, fiziksel ve zihinsel etkilerini kayıt altına alarak "benzer benzerini tedavi eder" kuramını homeopatinin temel prensibi olarak benimsemiştir.

Daha eski tarihlere gittiğimizde ise Hipokrat'ın M.Ö. 5. yüzyılda benzeri benzer ile tedavi ettiği görülmüştür fakat daha sonraki zamanlarda terkedilmiş ve 15. yüzyılda Paracelcus, Hipokrat'ın benzer benzerini tedavi eder kuramını daha da geliştirerek tekrardan gündeme çıkarmıştır.

Hahnemann ise hem Hipokrat hemde Paracelcus'un yaklaşımını benimseyerek ve deneylerle kanıtlayarak ve adına da Homeopati diyerek 1796 yılında bilimsel bir çerçeveye oturtarak ilk kitabını yazmıştır. Daha sonra 1810 yılında ise homeopatinin prensiplerini "Organon" adlı kitapta toplamıştır ve bu kitaptan 2 sene sonra Leipzig Üniversitesi'nde homeopati öğretmeye başlamıştır. 

Hahnemann'ın 1843 yılında ölümünden sonra giderek artan sayılarda tıp doktoru homeopatiyi benimsemiş ve 1849 yılında Londra'da ilk homeopatik hastanenin açılışı ile Homeopati geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. 

1800'lü yıllarında sonlarında ise homeopati Amerika'da ilk homeopatik tıp fakültesinin kurulmasıyla gelişim göstermeye devam ederek 1900'lü yılların başında Amerika'da 22 homeopatik tıp okulu, 100 homeopatik hastane ve 1000'den fazla homeopatik remedi satan eczane bulunmaktaydı. 

Daha sonraki yıllarda ise 1920'de Amerikan Tıp Birliğinin kurulmasıyla ilaç firmalarının kullanımı kolay ilaçları piyasaya sürmesi ile homeopati Amerika'da geçerliliğini kaybetmeye başlarken homeopati eğitimi veren okullarda bir bir kapanmaya başlamıştır.

Günümüzde homeopati, İngiltere, Fransa, Almanya ve Hollanda gibi ülkelerde sağlık sigortası kapsamında yer alırken, Fransa'da 18000'den fazla doktor homeopati ile tedavi gerçekleştirmekte ve 23000'den fazla eczane homeopatik remedi satmaktadır. 

İngiltere kraliyet ailesinin son 3 kuşağı sağlık konusunda homeopati ile tedavi edilmektedir.

Almanya'da doktorların %25'i homeopati tedavisi uygulamaktadır. Hindistan'da 70000'den fazla sertifikalı homeopat, yüzlerce homeopati hastanesi, klinik ve homeopati bölümü tıp fakültesi bulunmaktadır. 

Günümüzde Almanya, Avusturya, Fransa, İngiltere, Türkiye, İskoçya, İsveç, Norveç, İtalya, Hollanda, Yunanistan, Hindistan, Romanya, Rusya, İsrail, Ukrayna, Güney Afrika Cumhuriyeti, Yeni Zellanda, Avustralya, Kanada, Pakistan ve Meksika'da homeopati tedavileri yapılmakta ve homeopatinin tedavi edici etkileri tıp doktorları tarafından kabul edilmektedir. 

16 Kasım 2021 Salı

Her Yönüyle Homeopati Nedir?

Günümüzün bilgi çağında sağlığa bakış açısı oldukça değişmiş durumda. Eskiden klasik batı tıbbı olarak hastalık ve ona göre ilaç ile tedavi olmak varken şimdilerde geleneksel tedavi yöntemleri, alternatif tıp yöntemleri büyük bir ilgi görmekte ve insanlar şifalarını bu tarz iyileştirme tekniklerinden kullanmakta. 

Alternatif tedavi yöntemleri arasında hızlıca yükseliş gösteren bir sistem var ki, olaya bütüncül yaklaşması ve remedy adıyla vermiş olduğu ilaçların boyutunu gördüğünüzde ve gerçekleşen tedavi sizi tamamıyla şaşkına çevirmekte. Bu sisteme Homeopati denmekte ve 200 yıldan fazladır insanlığın hizmetine sunulmakta...

Peki yukarıda övgüyle bahsetmiş olduğumuz homeopati nedir? 

Homeopati, vücudun kendi kendisini iyileştirebileceği inancına dayanan bir tıp sistemidir. Homeopatiyi uygulayanlara Homeopat denmekte ve bitkiler, mineraller gibi çok küçük miktarlarda doğal maddeleri kullanarak insanlara şifa vermektedirler. Homeopati doğuş yılı olarak 1700'lü yılların sonlarında Almanya'da geliştirilmiştir ve bugün Avrupa'da ve tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Homeopati nasıl çalışır?

Homeopati tedavisinin ardındaki temel inanç "benzer benzerini tedavi eder" inancıdır. Şöyle ki, sağlıklı bir insanda semptomlara yol açan bir şey, çok küçük bir dozda benzer semptomlara sahip bir hastalığı tedavi edebilir. Bu yöntem, vücudun doğal savunmasını tetiklemek için kullanılmaktadır. 

Homeopati tedavisini uygulayan doktorlara Homeopat denmektedir ve bitki ve mantar gibi çeşitli doğal maddeleri su veya alkol ekleyerek sulandırırlar. Ardından güçlendirme olarak adlandırılan sallama işlemini yaparak hastalara ihtiyaç duydukları remedy'i verirler. Homeopatide doz ne kadar düşük ise ilacın o kadar güçlü olduğuna inanılmaktadır. 

Homeopati konusunda bir doktordan randevu aldığınızda, Homeopat sizden zihinsel, duygusal, fiziksel sağlığınız hakkında kapsamlı bir şekilde sorular soracaktır. Tüm semptomlarınıza uyacak remedy'i (ilacı) bulduktan sonra size gerekli gördükleri doz kadarını verecekler ve ardından sizi takibe alacaklardır.

Homeopatide en çok merak edilen konulardan birisi ise homeopatinin hangi hastalıkları tedavi ettiği konusudur. Bu konuda yapılan çalışmalar neticesinde Homeopati aşağıdaki hastalıklarda başarılar elde etmiştir;

  • Alerjiler
  • Migren
  • Depresyon
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Romatizmal eklem iltihabı
  • Huzursuz bacak sendromu
  • Adet öncesi sendromu
  • Morluklar
  • Diş ağrıları
  • Baş ağrıları
  • Mide bulantısı
  • Öksürük
  • Soğuk algınlığı

Homeopatinin Temel İlkeleri (Kitap İncelemesi)

Homeopati hakkında bilgilerimizi arttırmak için kitap okumak, özellikle yeni başlayanlar için oldukça önemlidir. Biz de homeopatinin yayılma...